Mardin Müzesi'ndeki Figürlü Mezar Taşları
Yüzüncüyıl Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü, Van/TÜRKİYE
Anahtar Kelimeler: Mardin Müzesi, Mezar taşları, Şahide, Sanduka, Figür repertuarı, Göçebe kültürü.
Özet
Mardin Müzesi'nde sergilenen eserler içinde dikkat çeken bir grubu figürlü mezar taşları oluşturmaktadır. Envanter kayıtlarına göre Hasankeyf ve Cizre'den satın alma yoluyla elde edildiği anlaşılan şahide ve sandukaların kitabeleri bulunmamaktadır. Bu nedenle örneklerin kesin tarihlerini belirlemek güçtür. Ancak, mezar taşlarının üslupsal ve sanatsal özelliklerinden hareketle, yaklaşık dönemleri hakkında bazı yorumlarda bulunmak mümkün olmaktadır. Mezar taşlarında ölüm ve ölüm sonrası yaşam inancıyla ilişkili insan, at, kuş, geyik, oğlak, yılan, akrep, kertenkeleden meydana gelen yoğun figür repertuarının yanında; kılıç, kama, hançer, tüfek gibi silahlar ve bazı kullanım eşyalarına da yer verilmiştir. Savaş aletleri hakimiyet, yiğitlik, cesaret gibi kavramlarla ilişkilendirilmekte ve bu açıdan ölen kişinin kahraman kişiliğini vurgulama amacı taşımaktadır. Kullanım eşyalarının ise ölen kişinin uğraş alanlarıyla ilgili tasvirler olduğu kabul edilmektedir. Mezar taşlarının hangi din mensupları için yapıldığı konusunda kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak gerek bölgede tespit edilen yakın benzerlerinin İslam dönemine ait olması, gerekse yine aynı bölgede üretilen Hıristiyan mezar taşının üslupsal farklılığı, Mardin Müzesi'ndeki örneklerin İslami döneme ait olduğu ihtimalini güçlendirmektedir. Figürlü mezar taşlarını, bölgede son dönemlere kadar süregelen göçebe aşiretler ve onların yaşam biçimleriyle ilişkilendirerek anlamlandırmak olasıdır. Dolayısıyla bu tarz mezar taşları zamansal açıdan olduğu kadar yayılım alanı olarak da geniş sınırlar içinde değerlendirilebilecek, kökleri İslam öncesi kullanımlara kadar götürülebilen bir geleneğin izlerini taşımaktadır. Göçebe yaşam tarzına ilişkin referanslar taşıyan ve atlı çoban kültürünün söz konusu olduğu bir topluluğa ait gibi görünen mezar taşları inanç, kültür, yaşam tarzı gibi farklı bileşenlerin de devreye girmesiyle bazı değişimler geçirerek kullanılmaya devam etmiştir. Orta Asya, Anadolu ve Mezopotamya kültürlerinden yapılan alıntıların bir sentezi durumundaki Mardin Müzesi'ndeki figürlü mezar taşlarının yakın bölgede kitabeleriyle kesin olarak 18. 19. yüzyıla ait yakın benzerlerinin bulunuşu, bu mezar taşlarının da söz konusu tarihlere ait olabileceği konusundaki varsayımsal tarihlemeyi destekler niteliktedir.

